| | SORUNLARIMIZ ÇÖZÜMLERİMİZ |
ÜNİVERSİTEYE GİRİŞTE TERCİH SORUNU Geçtiğimiz aylarda yapılan Seviye Belirleme Sınavı ve Lisans Yerleştirme Sınavı'nın sonuçları sırasıyla açıklandı. Sınava giren öğrenciler sınav sonucu aldıkları puanlara göre hangi üniversiteye gireceklerini seçecekler. Bir bütün olarak eğitim sisteminde "tercih" adı verilen bu işlemler yapılan sınavlardaki en büyük aksaklıkları ve yanlışlıkları karşımıza çıkarıyor. Hemen her sene değişen sınav sistemleri öğrenciler için tercih dönemlerinde oldukça problem yaratıyor. Sınav sisteminin doğal olarak puanlamalarının da değişmesiyle öğrenciler sistem hakkında yeterli bilgiye sahip olmadan yanlış tercihler yapmak zorunda kalıyorlar. Örneğin bu sene yeni sınav sistemi sonucu öğrenciler on farklı alanda tercih yapabiliyorlar ve normalde diğer senelerde 24 olan tercih hakkı bu sene 30'a çıkartılmış durumda. Sürekli değişen puan sistemleri öğrencilerin yanlış tercih yapmalarına sebep olmaktadır. Tercih yaparken yapılacak ufak bir hata bile bütün tercih listesini etkilemektedir. Doğal olarak yapılan yanlış tercihler öğrencileri sistemin bozukluğu yüzünden istemedikleri bir geleceğe sevk etmekte, mecbur bırakmaktadır. Bir başka boyutu ise öğrencilerin girdikleri sınavlardan aldıkları puana göre tercih yapmaları. Yapılan sınavların niteliği, ölçme ve değerlendirmedeki kriterleri göz önüne alındığında öğrencilerin aldıkları puanların gerçeği yansıtmadığını rahatlıkla görebiliriz. Sonuç olarak, öğrencilerin sınavlardan aldıkları puanlar kişinin durumuna ilişkin gerçeği yansıtmamaktadır fakat buna rağmen öğrenciler aldıkları puanla yetinmek zorunda oldukları için tercih haklarını kullanmaktadırlar. Aslında büyük çoğunluğu istemedikleri bir mesleği ve geleceği tercih etmektedir. Görüldüğü gibi eğitim sistemi her şeyiyle çürümüştür yapılan sınavından, tercihlerine, okullarına, verilen eğitime kadar ve milyonlarca öğrenci bu adaletsizliklerden payını almaktadır. Bu düzenin eğitimi geleceksizdir ve sistemin kendi ihtiyaçlarını doğrultusunda şekillendirilmiştir. *** Edirne'de Linç Davasına Devam Edildi Edirne'de bağımsızlık istedikleri için lince uğrayan devrimci gençlerin müdahil olduğu davaya devam edildi. 22 Temmuz günü Edirne 2. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya linç saldırısına uğrayan Sirkan Fikir ve avukatlarının yanısıra sanıklar ve avukatları da katıldı. İfade veren Serkan Fikir olayın nasıl geliştiğini anlatarak sanıkları teşhis etti. Önceki duruşmada izlenmesi karara bağlanan CD'ler bütün sanıklar ve lince maruz kalan şikâyetçiler hazır olmadığı için bütünüyle izlenmedi. Ancak her bir CD açılarak genel değerlendirmeler yapıldı, herhangi bir teşhis yapılmadı. Bu CD'lerin yüzeysel izlenmesiyle bile sanıkların devrimci öğrencilere tekme ve yumruk attıklarının, bir sanığın imza masasını tekmeleyip dağıttığının kısaca bir linç saldırısında bulunduklarının görülmesine yetti. Sanıkların savunmalarının aksine hiç bir sanığın "geçerken uğramadıkları" görüldü. Saldırının organize bir biçimde yapıldığı, "Aponun Piçleri, Yıldıramaz Bizleri" "Edirne Uyuma Vatanına Sahip Çık" gibi sloganlar atıldığı ve kalabalığın uzunca bir süre birikmesinin beklendiği gözlendi. Ayrıca mahkeme tarafından müdahil avukatlarına gönderilen CD'lerin, duruşmada izlenen dosya konusu olayın CD'leri ile eşleşmediği görülerek, CD'lerin gönderilmesi istendi. CD kayıtlarının gelecek celseye bilirkişi huzurunda incelenmesine ve CD'lerin yeniden gönderilmesine karar verildi. Duruşma 19 Ekim tarihine ertelendi. |
| 2010.07.25 |